Ringofwar’ya hoş geldiniz. Bu yazımızda merak ettiğiniz “Konya İstanbul hızlı tren günde kaç sefer” konusunu sizin için araştırdık.
Konya İstanbul hızlı tren günde kaç sefer?
Benzer Konular: İş Bankası yatırım hesabı ücreti nedir ?
İzmir’de yaşayan biri olarak hayatımın büyük kısmı “neden ben burada yaşıyorum?” sorusuyla geçiyor. Bir de bunun üstüne ulaşım soruları eklenince zihnim küçük bir tren garına dönüşüyor. Özellikle şu soru: Konya İstanbul hızlı tren günde kaç sefer?
Garip bir şekilde bu soru sadece bir ulaşım bilgisi değil, aynı zamanda hayatın hızına yetişme çabası gibi. Sanki cevabı öğrenince içimdeki bütün kaygılar çözülecek, ben de sabah kahvemi alıp “evet, artık hayatı çözdüm” diyerek camdan dışarı bakacağım.
Ama işler öyle değil.
Bir İzmirli olarak hızlı trenle kurduğum duygusal bağ
Ben İzmir’de büyümüş biriyim. Bizde ulaşım genelde ikiye ayrılır: ya “geç kaldım” ya da “nasıl olsa geç kalacağım.” Bu yüzden hızlı tren kavramı bizde biraz mitolojik bir varlık gibi.
İstanbul–Konya hattı meselesi de tam burada devreye giriyor. Çünkü Konya İstanbul hızlı tren günde kaç sefer? sorusu, aslında şunu da içeriyor:
“Ben bu hayatta kaç kere plan yapabilirim ve kaç tanesi gerçekten gerçekleşir?”
Bir gün arkadaş grubunda bu konuyu açtım.
– “Biliyor musunuz, Konya İstanbul hızlı tren günde kaç sefer acaba?”
– Arkadaş: “Niye, Konya’ya gidip Mevlana’ya selam verip aynı gün geri mi döneceksin?”
– Ben: “Hayır… sadece hayatımı organize etmeye çalışıyorum.”
Sessizlik.
Sonra biri tost siparişi verdi. Konu kapandı.
Hızlı trenin psikolojik etkileri: beklemek, düşünmek, tekrar beklemek
Hızlı tren denince akla hız geliyor ama işin içinde bolca bekleme var. Çünkü bir şeyi ne kadar hızlı yaparsan yap, önce ona binmeyi bekliyorsun.
İşte tam bu noktada Konya İstanbul hızlı tren günde kaç sefer? sorusu benim zihnimde şu anlama dönüşüyor:
“Hayat bana kaç kere yeni bir başlangıç fırsatı veriyor?”
Bir de dürüst olalım, tren saatlerini öğrenmeye çalışırken Google’da kaybolmayan var mı?
Bir bakıyorsun:
Sefer saatleri
Aktarmalar
Planlı bakım çalışmaları
“Bu tren bazen çalışmayabilir” açıklamaları
Ben o noktada zaten hayattan kopuyorum.
Kendi kendime diyorum ki:
“Tamam, ben de bazen çalışmıyorum ama beni iptal etmiyorlar.”
Konya–İstanbul hattı: iki şehir, iki farklı ruh hali
İstanbul… herkesin hızlı yaşadığı, herkesin bir yere yetiştiği şehir.
Konya… daha sakin, daha içe dönük, zamanın biraz farklı aktığı bir yer.
Ve bu iki şehir arasında gidip gelen bir hızlı tren düşünün.
Sanki biri “acele et!” diyor, diğeri “yavaşla, çay iç” diyor.
İşte bu yüzden Konya İstanbul hızlı tren günde kaç sefer? sorusu sadece teknik bir bilgi değil. Bu iki ruh hali arasında gidip gelme kapasitemizi de ölçüyor gibi.
Ben bazen düşünüyorum:
Eğer bu trenler çok sık gidip gelseydi, insanlar hayatlarını daha mı iyi planlardı yoksa tamamen mi kafayı yerdik?
Muhtemelen ikinci seçenek.
Peron kenarında hayat dersi almak
Geçen gün tren garında beklerken bir amca gördüm. Elinde poşet, gözünde hafif bir yorgunluk.
Yanındaki görevliye sordu:
– “Evladım, Konya İstanbul hızlı tren günde kaç sefer?”
Görevli çok sakin:
– “Amca, gün içinde birkaç sefer var.”
Amca başını salladı:
– “İyi… ben zaten birini kaçırdım, hayat da böyle işte.”
Ben o an orada çöktüm.
Çünkü bazı insanlar tren kaçırmıyor, hayat metaforu yakalıyor.
İzmirli kafa: her şeyi biraz fazla düşünmek
İzmir’de büyüyen biri olarak şunu öğrendim: hiçbir şey göründüğü kadar basit değil.
Mesela Konya İstanbul hızlı tren günde kaç sefer? sorusu bile bende şu zinciri başlatıyor:
Kaç sefer var?
Bilet bulabilir miyim?
Ya doluysa?
Ya ben geç kalırsam?
Ya aslında hiç gitmemem gerekiyorsa?
Bir anda varoluşsal kriz.
Arkadaşım diyor ki:
– “Kardeşim bu sadece tren.”
Ben:
– “Hayır, bu benim karar alma mekanizmam.”
Hızlı tren ve modern insanın sabırsızlığı
Günümüzde herkes hızlı. Yemek hızlı, internet hızlı, ilişkiler bile “typing…” seviyesinde.
Bu yüzden hızlı tren kavramı aslında bize çok uygun. Ama ironik bir şekilde en çok beklediğimiz şey de hızlı trenin kendisi.
Konya İstanbul hızlı tren günde kaç sefer? sorusu burada bir sabır testi gibi.
Çünkü cevabı öğrenmek bile bazen beklemek gerektiriyor.
Ve ben beklerken genelde şunu yapıyorum:
Telefonu açıyorum
Aynı soruyu tekrar aratıyorum
Sonra “ben bunu zaten biliyordum” deyip kapatıyorum
Klasik insan davranışı.
Arkadaş ortamında hızlı tren muhabbeti
Bir arkadaş grubunda bu konuyu açarsanız iki tip insan çıkar:
1. “Ben her seferini biliyorum” diyen ama aslında hiçbir şey bilmeyen
2. “Ben zaten arabayla gidiyorum” diyerek konuyu küçümseyen
Ben ise üçüncü tipim:
“Ben sadece soruyu sorup ortamı varoluşsal krize sokan kişi”
Geçen gün yine sordum:
– “Konya İstanbul hızlı tren günde kaç sefer biliyor musunuz?”
Bir arkadaş:
– “Kanka sen niye böyle şeylere takılıyorsun?”
Cevap veremedim.
Çünkü gerçekten bilmiyorum.
Hızlı trenin görünmeyen felsefesi
Bazen düşünüyorum, bu trenler sadece insan taşımıyor.
Aynı zamanda:
Plan taşıyor
Umut taşıyor
Son anda alınmış kararları taşıyor
“Belki giderim” cümlelerini taşıyor
Bu yüzden Konya İstanbul hızlı tren günde kaç sefer? sorusu aslında şunu da içeriyor:
“Kaç kere hayatımı değiştirme fırsatım var?”
Ve en komiği şu:
O fırsatlar genelde biz bakmıyorken geçiyor.
Peronda kaçırılan düşünceler
Bir tren kalkarken sadece tren kalkmaz.
Bir sürü düşünce de gider.
“Gitsem mi?”
“Belki gitmem daha iyi”
“Bilet pahalıydı zaten”
“Zaten çok işim var”
Sonra tren gider.
Sen kalırsın.
Ve telefonuna bakarsın:
“Konya İstanbul hızlı tren günde kaç sefer?”
Gerçek cevap arayışından çok zihinsel yolculuk
İşin garip yanı şu: Bu soruyu sormak aslında çoğu zaman bilgi almak değil.
Daha çok bir kaçış.
Ben mesela bazen hiçbir yere gitmeyeceğimi bildiğim halde tren saatlerine bakıyorum. Sanki bakınca hayatım düzene girecekmiş gibi.
Ama sonra mutfağa gidip dolabı açıyorum ve hiçbir şey değişmiyor.
Hayat böyle.
İzmir’den bakınca her şey biraz daha ironik
İzmir’de yaşayınca zaman biraz farklı akıyor. İnsanlar daha rahat, daha “yarın bakarız” modunda.
Bu yüzden Konya İstanbul hızlı tren günde kaç sefer? gibi bir soru bile bizde dramatik bir etki yaratıyor.
Çünkü bizde asıl soru şu:
“Ben neden bu kadar acele ediyorum?”
Cevap yok.
Sadece Ege rüzgârı var.
Son düşünceler: trenler gider, biz düşünmeye devam ederiz
Günün sonunda Konya İstanbul hızlı tren günde kaç sefer? sorusunun cevabı teknik bir detaydan ibaret gibi görünebilir.
Ama ben artık buna sadece bir sefer sayısı olarak bakamıyorum.
Bu soru:
Bir plan yapma isteği
Bir yere yetişme çabası
Biraz da hayatı kontrol etme arzusu
Hepsini aynı vagona bindiriyor.
Ve trenler giderken biz genelde peronda kalıp şunu düşünüyoruz:
“Ben neyi kaçırıyorum?”
Belki de mesele kaç sefer olduğu değil.
Belki de mesele, bizim kaç kere cesaret ettiğimiz.