İçeriğe geç

Doğru ayrılık nasıl olmalı ?

Doğru Ayrılık Nasıl Olmalı? Bir İzmirli Genç Yetişkinin Perspektifi

Ayrılıklar… Hani birçoğumuzun “Keşke hiç yaşamasam” dediği, ama neredeyse her ilişkiyi bir şekilde deneyimlediği o tatlı acı süreç. Bu yazıyı yazarken, kafamda bir yandan “Acaba ayrılık sonrası doğru davranış biçimi nedir?” sorusu dönerken, bir yandan da İzmir’in sabah serinliğinde “Ya ayrıldım ama doğru şekilde mi yaptım?” diye düşünmeden edemiyorum. Ah, ayrılık! Hangi birini yazalım ki? Koca bir deniz, hepimiz birer damlayız.

Hadi gelin, doğru ayrılık nasıl olmalı? sorusuna biraz mizahi, biraz da içsel bir gözlemle bakalım.

Ayrılık Hazırlığı: Bir Kilo Kilo, Bir Kilo Kilo Daha

Bir ilişkinin bitmesinin doğru olabilmesi için, öncelikle biraz hazırlık gerek. O hazırlığı hepimiz farklı şekillerde yapıyoruz tabii. Bazıları arkadaşlarına “Yani, ben bitti dedim, tamam, birader, rahat ol” der, bazıları da içsel bir monologla başlar:

“Bunu gerçekten yapmalı mıyım? Evet, yapmalıyım. Ama ya sonra ne olacak? Yani benden sonra biri gelecek, ondan sonra biri gelecek, sonra ben yalnız mı kalacağım? Yalnız mı kalacağım? Ayy, sanki bir göçmen kuş gibi…”

Ama gerçekten doğru ayrılık, ne olursa olsun, hazırlıklı olmayı gerektiriyor. Çünkü ayrılık kararını verirken, insan sadece kendisini değil, bir nevi geleceğini de gözden geçirmeli. Bir yanda kırık dökük bir ilişki, öbür yanda yeni başlangıçlar. Ve en önemlisi, ayrılıkla gelen özgürlük. Hah, işte bu tam da o an!

Ayrılığı “Doğru” Yapmak İçin İlk Kural: “Sana Bir Şey Söyleyeceğim, Ama Bunu Çok Düşünmeden Söylemeyeceğim”

Birini terk etmek ya da terk edilmek, zor iş. Ama ayrılık, incitmeden yapılmalı. Öyle şeyler vardır ki, “Hani, sen çok değiştin” demek, genellikle sık kullanılan ayrılık cümlelerinden biri olabilir. Ama burada bir tehlike var. “Çok değiştin” cümlesi, o kadar cılız, o kadar yavan bir cümledir ki, birine “Hiç değişmedin” demek kadar zararlı olabilir.

Bunu başarmak için ise her ayrılığa bir son noktada noktalama işareti koymak gerekir. Bir arkadaşım geçenlerde ilişkisinin sonlandığını duyurdu, “Yani şimdi ayrıldık ama hâlâ nasıl bittiğini bilmiyorum” dedi. O an “Ayrıldın mı?” diye sordum. “Evet, ama son bir çözüm bulamadık işte” dedi. Haaa, işte bu noktada herkes bir şeyi doğru yapmıyor: Ayrılığı açıklıkla yapmak!

“Ayrıldık mı, yoksa bir kaç gün sonra yine birlikte mi olacağız?” sorusu, doğru ayrılık sürecinde olmaması gereken bir sorudur. Eğer ne zaman, nerede ve neden ayrılacağınızı bilmiyorsanız, kimse doğru bir ayrılık yapmış sayılmaz.

İletişim: Herkesin Bir “Hikâyesi” Var

Bir ilişkiyi bitirirken, “Sana bir şey söylemek istiyorum, ama daha fazla beklemem gerek” diye başlayıp, sonra birden günümüzün ergen draması olan “Beni anlamıyorsun” cümlesine sarılmamak gerekir. Doğru ayrılık, hem kendinizi hem de karşınızdakini anlamanızı gerektirir.

Mesela geçen gün, benden ayrılan bir arkadaşım, sevgilisiyle ayrılma sürecini anlatırken “Ben de kendi içimde çok bocaladım, ama bunu başkalarına yansıttım” demişti. “Söyledikçe söyledim” demektense, “Biraz düşündüm, kararımı verdim” demek çok daha sağlıklı. Çünkü her birimizin bir hikâyesi var ve bazen “Ona bir şey demeliyim” diye düşündüğümüz anlar, doğru ayrılığın önündeki en büyük engel olabilir.

Sonuç: “Seninle Ayrıldım, Ama Sen Hep Bensiz Kalacaksın!”

Bütün bu söylediklerimden sonra şunu kabul etmeliyiz: Ayrılık her zaman kolay olmaz. Evet, mizah yapabiliriz, ama her ayrılıkla birlikte hayatımızda bir şeyler de kırılır. Bazen, doğru ayrılık yapmış bile olsak, ardımızda bıraktığımız o izler, her zaman kaybolmaz.

İzmir’de sabah yürüyüşleri yaparken, aynı arkadaşım bir gün şöyle demişti: “Birini terk etmek, o kadar kolay değil, ama doğru şekilde yapmak… Ah, o, her zaman bir sanat. Seninle ayrıldım, ama sen hep bensiz kalacaksın, o da ayrı bir hikâye.”

İşte bu noktada şunu söyleyebilirim: Doğru ayrılık, sadece sizin için değil, karşınızdaki kişi için de anlaşılır olmalıdır. Sözlerinizi dikkatle seçin, anı yaşayın ve yavaşça devam edin. Kimseyi kırmadan, kimseyi terk etmeden…

Ve unutmayın, bir ilişkiden ayrılmak demek, hayatın size sunduğu yeni fırsatların kapısını aralamak demektir. Ama önce doğru bir şekilde ayrılmayı öğrenmelisiniz. Kısacası, ayrılık, aslında bir son değil, yeni bir başlangıçtır… sadece biraz daha yaratıcı ve biraz daha dikkatli olmanız gerekir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort deneme bonusu veren siteler
Sitemap
ilbet girişbetexper.xyz