İpek Kıraç Nasıl Zengin Oldu? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Açısından Bir İnceleme İpek Kıraç, Türkiye’nin önde gelen iş insanlarından biri olarak tanınmaktadır. Zenginliğini kazanma süreci, ailesinin iş dünyasındaki etkisiyle şekillenmiş olsa da, günümüzde kendi işlerini kurarak ve farklı sektörlerdeki yatırımlarıyla adından söz ettirmektedir. Ancak, İpek Kıraç’ın zenginleşme hikayesi sadece kişisel başarı hikayesiyle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi büyük kavramlarla da şekillenmiş bir süreçtir. Bu yazıda, İpek Kıraç’ın nasıl zengin olduğunu ve bu sürecin toplumsal bağlamını ele alarak, kişisel gözlemlerimle bu durumu yorumlayacağım. İpek Kıraç’ın Zenginleşme Süreci İpek Kıraç, iş dünyasında kazandığı başarılar…
Yorum BırakMacera ve İlham Yazılar
Engelli Gelir Vergisi İndirimi 2024: Bir Sosyolojik Bakış Bazen bir rakam, sadece bir sayıdan ibaret değildir. Birçok insan için bir gelir vergisi indirimi, yalnızca ekonomik bir avantaj değil; toplumsal adaletin, fırsat eşitliğinin ve bireylerin toplumla ilişkisinin görünür bir yansımasıdır. Engelli bireylerin gelir vergisi indirim hakkı da böyledir: sadece “Engelli gelir vergisi indirimi 2024 ne kadar olacak?” sorusunun yanıtı aranmıyor, aynı zamanda bu düzenlemenin toplumsal yapılar üzerindeki etkisi sorgulanıyor. Bu yazıda, sabit bir meslek kimliği yerine toplumsal etkileşimleri ve güç ilişkilerini anlamaya çalışan bir bakış açısıyla ilerleyeceğiz ve bu vergi düzenlemesinin yalnızca rakamsal değil, sosyolojik anlamını tartışacağız. Temel Kavramlar: Gelir Vergisi…
Yorum BırakKuyumcular Kaçta Açılıyor? İstanbul’da Kuyumculuk Sektörüne Dair Bir Bakış İstanbul’da yaşamak demek, her zaman bir telaşın içinde olmak demek. Gündüzleri ofiste çalışırken, akşamları ise bazen bir arkadaşla buluşmak, bazen de blog yazmak… Ama her gün, her an, bir şekilde zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyorsun. İstanbul’un ritmi öyle hızlı ki, her şeyden önce akşam saatlerinde caddelerde dolaşırken “Kuyumcular kaçta açılıyor?” diye düşünmek, bazen aklımı kurcalayan bir soru olabiliyor. Hadi, biraz bu konuda kafa yoralım ve kuyumculuk sektörünü daha yakından inceleyelim. Kuyumculuk Geleneği ve Geçmişi Kuyumculuk, İstanbul’un geçmişinden bugüne kadar gelen önemli bir meslek dalı. Özellikle Kapalıçarşı gibi tarihi yerlerde, kuyumcuların ne zaman…
Yorum BırakAnnelerin Sorumlulukları: Tarihsel Bir Perspektif Geçmişin derinliklerine bakarak bugünü anlamak, toplumsal yapıları ve bireysel deneyimleri daha iyi kavrayabilmek için kritik bir adımdır. Annelerin sorumlulukları da zaman içinde toplumun değerleri, ekonomik koşullar, politik yapılar ve kültürel normlarla şekillenen bir kavramdır. Bugün, annelik kavramı üzerine düşündüğümüzde, yalnızca aile içindeki rolleri değil, aynı zamanda toplumsal sorumlulukları, ekonomik etkileri ve kültürel yansımaları üzerine de bir değerlendirme yapabiliriz. Tarihsel bir perspektiften annelerin sorumlulukları nasıl evrilmiş, toplumsal yapılar nasıl şekillenmiş ve annelik anlayışı nasıl dönüşüm geçirmiştir? Bu yazı, bu soruları derinlemesine ele almayı amaçlamaktadır. Antik Dönem ve Orta Çağ: Anneliğin Temel Rolü Antik Dönemlerde Annelerin Yeri…
Yorum Bırak3 Haftalık Bebek Aldırmak: Siyaset, Toplumsal Düzen ve İktidar Üzerine Bir İnceleme Siyaset, yalnızca yönetim biçimlerinin belirlenmesi değil, aynı zamanda insanların yaşamları üzerindeki toplumsal, kültürel ve etik etkilerin şekillendirilmesidir. Güç, her zaman toplumu yönlendiren ve kararları belirleyen bir araç olmuştur, ve bu araç, bireylerin hayatlarını en temel düzeyde, örneğin doğum, yaşam ve ölüm gibi süreçlerde bile etkilemektedir. Bugün, “3 haftalık bebek aldırmak günah mı?” sorusu, sadece dini veya etik bir mesele olmaktan öte, toplumsal düzeni ve güç ilişkilerini sorgulayan bir soruya dönüşüyor. Bu yazıda, bu soruyu siyaset bilimi perspektifinden inceleyerek, iktidar, ideolojiler, yurttaşlık ve demokrasi kavramlarını bağlamında ele alacağım. Aynı…
Yorum BırakAfad’ta Çalışmak İçin Hangi Bölüm Okunmalı? Yerel ve Küresel Bir Bakış Selam! Bugün, Türkiye’nin en önemli kurumu olan Afad’da çalışmak için hangi bölümü okuman gerektiğine dair konuşmak istiyorum. Hani, bazen içimizde bir kurt var ya, sürekli dünyaya faydalı olma isteğiyle yanıp tutuşuyoruz. İşte, Afad gibi kurumlar da bu duyguyu pratikte hayata geçirebileceğimiz bir alan sunuyor. Bursa’da yaşayan biri olarak, hem Türkiye’deki gelişmeleri hem de küresel anlamdaki örnekleri takip etmeyi seviyorum. Bu yazıda da bu iki perspektifi harmanlayarak, Afad’ta çalışmak için hangi bölümü okuman gerektiğini ele alacağım. Afad Nedir ve Ne İş Yapar? Afad (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı), Türkiye’deki…
Yorum Bırak1960’lı Yıllarda Nasıl Yazılır? — Bir Ekonomi Perspektifi 1960’lı yıllarda “nasıl yazılır?” sorusunu ele alırken sadece dilbilgisel kuralları düşünmek yerine, kıt kaynaklar ve seçimlerin sonuçları üzerine kafa yoran bir birey olarak bakmak istiyorum. Kaynakların sınırlı olduğu her durumda olduğu gibi, bilgi üretimi, ifade biçimi ve toplumsal iletişim de seçimlerimizin bir yansımasıdır. Bu yazıda 1960’lı yıllarda tarihsel bir olgu gibi ele alacağımız ifade tarzını mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi perspektifleriyle inceleyeceğiz. Piyasa dinamikleri, bireysel karar mekanizmaları, kamu politikaları ve toplumsal refah ilişkisini irdeleyerek, söz konusu ifadenin nasıl yazıldığı kadar, neden bu şekilde yazıldığını da sorgulayacağız. Mikroekonomi: Bireysel Seçimler ve Fırsat Maliyeti…
Yorum Bırak1 Pascal Kaç Kilopaskal Eder? Pedagojik Bir Bakış Açısı Öğrenmenin gücü, insanın en derin zihinsel ve duygusal dönüşümünü sağlama potansiyeline sahip bir araçtır. Bir bilgi parçası, günlük yaşamın sıradan bir olgusu gibi görünse de, onun nasıl öğretildiği, nasıl öğrenildiği ve nasıl içselleştirildiği, bir insanın yaşamını derinden etkileyebilir. “1 pascal kaç kilopaskal eder?” sorusuna yanıt ararken, belki de fiziksel bir dönüşümden çok, eğitimdeki dönüşümün derinliğine bakmalıyız. Eğitim sadece bilgi aktarmak değil; bilgiyle birlikte öğrenme becerilerini, eleştirel düşünmeyi, uygulamayı ve toplumsal farkındalığı da kazandırmaktır. Bu yazı, bir bilimsel soruya yanıt verirken, öğrenme teorilerini, öğretim yöntemlerini ve günümüz eğitim teknolojilerinin eğitimdeki rolünü keşfederek…
Yorum BırakMüşteki Avukat Tutmalı mı? Gelin, Biraz Mizahi Bir Bakış Açısıyla Değerlendirelim Hepimizin hayatında en az bir kez, “Acaba bir avukat tutmalı mıyım?” diye sorguladığı o an vardır. Özellikle mütehakkik bir olayın içine düştüğümüzde, arka planda hızlıca düşünceler sıralanır: “Gerçekten bir avukata ihtiyacım var mı, yoksa bu durumu halletmek için kahveyle bir görüşme yeter mi?” Bu yazıyı okuduktan sonra, “Avukat tutmalı mıyım?” sorusunun cevabını bulamayabilirsiniz ama gülmekten gözlerinizden yaşlar akacak, buna garanti verebilirim. Çünkü kadınlar ve erkekler, bu konuda gerçekten farklı bakış açılarına sahip. Hadi gelin, onları eğlenceli bir şekilde ele alalım! Erkeklerin Çözüm Odaklı Avukat Anlayışı: “Yola Çık, Çözümü Bul!”…
Yorum BırakAlerji Testinde Artı Ne Demek? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Açısından İnceleme Alerji testi, son yıllarda özellikle sağlık alanında sıkça karşılaştığımız bir uygulama haline geldi. Peki, bu testlerin sonucunda görülen “artı” işareti ne anlama geliyor? Birçok kişi için bu, sadece sağlıkla ilgili bir gösterge olabilir, fakat bir an için bu sonucu toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet perspektifinden incelemeye ne dersiniz? Bu yazıda, alerji testindeki artı işaretinin, farklı toplumsal gruplar üzerindeki etkilerini ve günlük yaşamda nasıl bir yansıması olduğunu ele alacağım. Alerji Testi ve Artı İşareti: Temel Kavramlar Öncelikle, alerji testi sonuçlarında görülen artı işareti, test edilen maddeye karşı…
Yorum Bırak