İçeriğe geç

Tarihi nasıl yazılır TDK ?

Tarihi Nasıl Yazılır? TDK’ya Göre Doğru Kullanım

Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre, “tarihi” kelimesinin nasıl yazılması gerektiği, bazen kafamızı karıştırabiliyor. Özellikle dildeki ince nüanslar ve yazım kurallarının detayları, zaman zaman gözden kaçabiliyor. Ama hadi, biraz düşünelim… Ne demek “tarihi”? Ne zaman büyük “T” ile yazıyoruz, ne zaman küçük “t” ile? Belki de daha da önemli olan soru şu: Gerçekten de tarihi yazmak yalnızca doğru harfleri seçmekten mi ibaret? Yoksa biraz daha derinlemesine gitmemiz mi gerekiyor?

Tarihi Mi, Tarihi Mi? Büyük T ile mi, Küçük T ile mi Yazılır?

Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre, “tarihi” kelimesi, bağlama göre farklı şekillerde yazılabiliyor. İlk başta karmaşık gibi görünse de aslında bir mantığı var. Gelin, bu konuyu biraz daha açalım.

TDK’ya göre, “tarihi” kelimesinin büyük “T” ile yazılması, belirli bir olayın, dönemin veya nesnenin adı olduğunda geçerli. Yani bir dönemi ya da özel bir tarihi olayı anlatırken, “Tarihi Roma İmparatorluğu” gibi ifadeler kullanıyoruz. Buradaki “Tarihi”, sadece “romanın tarihi” değil, gerçekten de bir özel ismi işaret eden bir kelime oluyor.

Ancak bir de küçük “t” ile yazdığımız “tarihi” var. Bu da tarihsel olaylar, geçmişe ait olaylar, genel anlamda “geçmiş” anlamına gelir. Mesela, “tarihi bir anı” dediğimizde, geçmişte olmuş önemli bir olaydan bahsediyoruz ama o olay bir özel isim değil. Yani geçmişin içinde kaybolmuş ama evrensel anlamda dikkate değer bir şey!

Örneklerle Durumu Netleştirelim

Örnekler üzerinden daha net olalım. Düşünelim ki, ofiste yazım hatalarıyla ilgili bir rapor yazıyoruz. Benim gibi dil konularına takık birisi için, yazının doğru yazılması çok önemli. Farz edelim ki raporda, “tarihi bir keşif” ifadesini kullanalım. Burada “tarihi” küçük “t” ile yazılır çünkü bu, belirli bir keşfi değil, genel bir kavramı ifade ediyor. Ama mesela “Tarihi Edebiyat Dergisi” demek istersen, burada büyük “T” kullanmamız gerekir çünkü bu bir özel isim.

Peki, birisi “Tarihi”yi yanlış yazarsa, ne olur? Bu çok basit bir yazım hatası gibi görünse de, metnin anlamını kaybettirebilir. Hem de bazen yanlış anlaşılmalar doğurabilir. Bu yüzden tarihsel metinlerde, doğru yazım oldukça önemli. Özellikle bir dönemi ya da önemli bir tarihi olayı yazarken, hangi bağlamda kullanıldığını iyi analiz etmek gerekiyor.

Geçmişten Günümüze Tarihin Yazımı

Tarihi yazmanın sadece doğru harflerle yapılmadığını belirtmiştim. Tarihsel metinleri yazmak, aslında çok daha derin bir anlam taşıyor. Çünkü tarih, sadece geçmişin kaydından ibaret değildir; aynı zamanda bugünümüzü ve geleceğimizi şekillendiren bir dinamik bir yapı oluşturur.

Örneğin, tarihçi bir arkadaşımın söylediği bir laf var: “Tarihi yazarken, kendi zamanının etkilerinden bağımsız olmak zor.” Gerçekten de tarih yazımında objektiflik, bazen ne kadar zor bir şey olabilir, değil mi? Yani tarih sadece geçmişin değil, bugünümüzün ve geleceğimizin de bir yansımasıdır. Yazarken bile, bir anlamda kendi çağımızın süzgecinden geçiyor bu metinler.

Biraz ofisteki iş hayatıma gelelim. Bazı günler, yazılarımda ve raporlarımda ne kadar geçmişi referans alarak ilerlesem de, günün sonunda çoğu şey günümüzün perspektifinden şekilleniyor. Mesela bir iş raporu yazarken, geçmiş deneyimlerime dayanarak analizler yapıyorum ama nihayetinde bugünün verileriyle harmanlanıyor. İşte tarihi yazarken de benzer bir durum söz konusu. Geçmişin olayları, zamanın ruhuna göre yazılıyor ve her yazım, bir anlamda “şu anda” yaşıyor.

Tarihi Yazarken Etik Değerler

Tarihi yazmak, sadece bir yazım hatasına dikkat etmekle bitmiyor. Aynı zamanda büyük bir sorumluluk da taşıyor. Her tarihi metin, yazan kişinin bakış açısını yansıtır. Her ne kadar objektif olmayı amaçlasak da, tarihin yazımı her zaman bir tür yorumu içerir. Bu noktada, tarih yazarken etik değerler de devreye giriyor. Geçmişteki olayları bugünün gözünden değerlendirmek, bazen tehlikeli olabilir. Kendi düşüncelerimizi, duygularımızı yazıya dökerken, başka insanları ya da toplulukları yanlış anlamaktan kaçınmalıyız. Bu, çok hassas bir dengeyi gerektirir.

Sonuç: Tarihsel Yazımda Duygular ve Bağlam

Tarihi yazarken, doğru yazım kurallarına dikkat etmek çok önemli, ancak asıl mesele, geçmişi doğru anlamak ve aktarabilmektir. Tarihi yazmanın çok boyutlu bir süreç olduğunu unutmamalıyız. Çünkü tarih, sadece bir zaman dilimini değil, o dönemin ruhunu, koşullarını, hatta duygularını da yansıtır. Sonuçta, tarih sadece ne zaman ne olmuş, kim ne yapmış sorularından ibaret değil. Geçmiş, bugünümüzü ve geleceğimizi de şekillendiriyor. O yüzden tarihi yazarken, dikkatli olmalıyız; hem dilimize, hem de ruhumuza…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort deneme bonusu veren siteler
Sitemap
ilbet girişbetexper.xyz