İçeriğe geç

Hz. İsa şarap içer miydi ?

Hz. İsa Şarap İçer Miydi?

Herkese merhaba! Bugün gerçekten keyifli bir soruyla karşınızdayım. Yani, bir noktada hepimizin kafasında dolanmış olan, ama kimsenin “bu soruya kimse doğru yanıt veremez” diyerek üzerine fazla kafa yormadığı bir mesele var: Hz. İsa şarap içer miydi?

Şimdi, bu sorunun cevabına geçmeden önce, size bir itirafta bulunmalıyım: Ben İzmir’de yaşayan, 25 yaşında, arkadaş ortamımda sürekli espri yapıp, ama her şeyi de içten içe aşırı derin düşünen bir gencim. Yani, bir bakıma neşeli, eğlenceli ama bir o kadar da ‘içsel dramalarla’ doluyorum. Durum böyle olunca, bu tür sorular beni bayağı düşündürüp, gece uyuyamama neden oluyor. Yani, bu yazı da tam olarak o noktada devreye girdi: “Bunu gerçekten merak etmiyor muyum?”

Şarap ve Hz. İsa: Mükemmel Kombinasyon mu?

Şimdi, Hz. İsa’nın şarap içip içmediği konusunu bir yere oturtalım. İlk başta hepimizin aklında beliren o klasik imajı düşünelim: Hz. İsa, eski zamanlarda bir öğretmen, bir peygamber… Ve elbette, dini metinler bir şekilde bizi yönlendiriyor. Ama şarap konusuna nasıl yaklaşacağız? Hazır bir sosyo-kültürel yapıyı da göz önünde bulundurmak gerek.

Bir kere, yaşadığı dönemde şarap, su yerine içilen bir içecek gibiydi. Hani bizde de ‘çayı içmeden duramam’ cümlesi var ya, işte o hesap. İnsanlar suyu güvenle içemezlerdi, şarap hem daha hijyenikti hem de bir tür “günlük yaşam” bile olabiliyordu. Yani, İsa’nın dönemi de pek bizim rahat ortamlarımıza benzemiyordu. Hani, İzmir’de bir kafede ayaklarımı uzatıp, “Bir şarap alayım, sonra biraz sohbet ederim” diyebileceğimiz bir ortam değil. O yüzden Hz. İsa şarap içer miydi sorusu aslında şöyle de yorumlanabilir: “O zamanlar hayatın bir parçası olan şeyi, nasıl içmeden durabilirdi?”

Bizim Mahallede Hz. İsa Olmuş Olsa

Tamam, kabul, herkes Hz. İsa’yı bir dini lider olarak, metafizik bir varlık olarak hayal ediyor ama bir an için şu gözlükleri takalım: Eğer o İzmir’de, Karşıyaka’da doğmuş olsaydı? Hani burada bir kafe var, herkes orada takılıyor, arada bir de “İsa, gel şarap içer misin?” falan desek. “Ne oluyor ya?” derdi herhalde. “Kendinizi affedin, ben oruçluyum!” diyebilirdi. Ama belki bir şarap kadehinin dibini yudumlayıp şöyle derdi: “Bunlar yalnızca suyun ne kadar değerli olduğunu unutanlar için. Bakın, şarap daha çok, hepimizin ruhunu besliyor.”

Hah! Şimdi kafamda canlanan şarap içmeye devam eden bir İsa var, ve bu biraz başka bir boyut.

İncil’de “Şarap” ve “İsa” Hikayeleri

Bir noktada, İncil’deki bazı şarap olaylarına bakalım. İlk olarak, Kana’daki düğün sahnesini düşünün. Herkes şarap bitince, İsa’nın annesi ona yaklaşıp “Şarap yetiştirecek bir şeyler yap” diyor. İsa da, “Kadıncağız, henüz zamanım gelmedi!” diyerek bir uyarı yapıyor. Ama tabii, sonrasında bu cümleyi hiç umursamadan, sulara şarap koyuyor. Şimdi, burada bir gariplik var. Yani, İsa’nın bu tür bir etkinliği gerçekleştirmesi, adeta bir şarap şampiyonası gibi değil mi? Belki de demek istiyordur ki: “Ya, bir de düğünlere şarap koymak modasını başlatalım.”

Bunu okurken, kafamda şu diyalog dönmeye başlıyor:

Ben: “Yani, bir düğünde şarap ne kadar önemli olabilir ki?”

İsa: “Böyle işte! Şarap iyi bir şeydir. Ama dengeyi koru. Her şeyin fazlası zarardır, o yüzden bir kadeh yeter.”

Hz. İsa ve Arkadaş Sohbetleri

Bir de şunu düşünün: Eğer Hz. İsa, bugün bizimle birlikte bir arkadaş grubunda olsaydı, muhtemelen şaraplı bir akşam yemeğinde böyle sohbetler dönebilirdi. Yani, bir meyve tabağının ortasında, biraz cips, biraz peynir ve bir kadeh şarap…

İsa: “Arkadaşlar, şarap iyi de, sık sık içmek zararlı, değil mi?”

Ben: “Tabii ama, bizim içtiğimiz değil, seninkiler gibi ev yapımı değil, hazır şişe. Belki o yüzden seni tutuyoruz, alt tarafı bir bardak içeceğiz.”

İsa: “Hahaha, asıl önemli olan samimi sohbetlerdir. Gerisi boş!”

Ve o an fark ederim ki, İsa gerçekten bu kadar rahat bir adam olabilir miydi? Ya da belki de sadece halkın gözünde bir figür haline gelmektense, onun da zaman zaman insan gibi yaşama hakkı vardı. Ama her halükarda, İsa bir yere kadar oldukça samimi olurdu, değil mi?

İsa’nın Şarap İle İmtihanı

Şimdi gelin biraz da “metafiziksel” bir yola çıkalım. Şarap içer miydi, içmemeli miydi? Peki, eğer içseydi, bu onun insanlıkla olan ilişkisini nasıl etkilerdi? Zihnimde hayal ettiğim o sahne biraz gülümsedim: İsa, “bunu düşünmek de çok kafa karıştırıcı, ama biraz da keyfini çıkaralım” gibi bir yaklaşım sergileyebilirdi. Kim bilir? Sonuçta, bir zamanlar en derin soruları, bol bol şarap içerek düşündüğü kesin.

Şarap, hayatın geçici zevklerinden birisi. Ama İsa bu dünyaya çok derin mesajlar vermek için gelmişti, değil mi? Belki de şarap sadece insanların doğru yolu bulmalarına engel olmasın diye yasaklanmıştı.

Sonuç: İsa ve Şarap – Hep Sorulacak Bir Soru

Sonuç olarak, Hz. İsa’nın şarap içip içmediği hala net bir şekilde yanıtlanmamış bir soru. Ama bir şey kesin: Eğer yaşamış olsaydı, her şeyin dozunu iyi ayarlayarak, hem hayatı ciddiye alır, hem de yaşamın tadını çıkarırdı. Eğer şarap içer miydi? Belki, ama her zaman tadında bırakırdı. Eğer biz içiyorsak, en azından bir kısmını bu bakış açısıyla içmeyi deneyebiliriz.

Evet, İsa’nın şarap içip içmediği hala sorulmaya devam edecek bir soru olarak kalacak. Ama ne olursa olsun, şarap ya da başka bir şey, hayatın tadını çıkarırken, umarım bizler de doğru dengeyi bulabiliriz. Çünkü hayatta olan her şeyde olduğu gibi, fazla abartmamak lazım. Ve bazen en doğru cevabı, kendimizde buluruz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort deneme bonusu veren siteler
Sitemap
ilbet girişbetexper.xyz